Presidia; yok olma riski altındaki artizan gıda ürünlerini, yerli hayvan ırklarını, bitki çeşitlerini, geleneksel çiftçilik ve balıkçılık geleneklerini, ekosistemleri, kırsal coğrafyayı korumak için oluşturulmuş projelerdir. Bu projeler, işbirliği yapmak isteyen, ortaklaşa üretim kuralları ve ürün pazarlama yöntemleri belirleyecek küçük ölçekli üretici gruplarını kapsar. Bu üreticiler, geçmişe dayanan bilgileri sayesinde sürdürülebilir yöntemlerin ve yerel bölgelerin desteklenmesini sağlar. Yerel bölgeyi, tüketici sağlığını ve zevki birbirine bağlayan Presidia projeleri, kalite, hayvan refahı ve sürdürülebilirlik odaklı tarımın erdemli ve sağlam örnekleridir.

Slow Food eğitimler düzenleyerek, deneyim paylaşımı sağlayarak ve ürünlerin hikayelerini (üreticilerin, geleneksel bilginin, yerel bölgenin ve üretim yöntemlerinin hikayeleri) anlatmak yoluyla tanıtımını yaparak üreticileri destekler. Slow Food, sahip olduğu ağını kullanarak, üreticiler ve tüketicilerin, şeflerin ya da direkt satış olanağı sağlayacak yöntemlerin (örneğin üretici pazarları ya da satın alma grupları) yer aldığı etkinlikler düzenler.

Presidia 1999 yılında başlamıştır. Nuh’un Ambarı (The Ark of Taste) aracılığıyla yok olma riski taşıyan yüzlerce ürünün kataloglanmasından sonra Slow Food, bir adım öteye giderek tamamen üretim dünyasına odaklanmış; üretim yerlerini incelemiş, üreticilerle tanışmış, onların ürünlerini, emeğini ve bilgeliğini desteklemeye başlamıştır. Aradan geçen zaman zarfında Presidia, Slow Food’un tarım ve biyoçeşitliliğe dair tutumunu sergileme ve uygulama yolunda en etkili araçlardan biri haline gelmiştir.

Bir Presida,

  • yok olma riski taşıyan geleneksel bir ürünü ( Nuh’un Ambarı’nda yer alan);
  • yok olma riski taşıyan geleneksel çiftçilik, balıkçılık ya da işleme tekniğini;
  • yok olma riski taşıyan bir kırsal coğrafya ya da ekosistemi içermelidir.

Presidia’nın çok fazla sayıda, karmaşık ve çok boyutlu hedefi bulunsa da bunlar dört ana grupta toplanabilir:

  • Çevresel: Biyoçeşitliliği korumak; gıda üretiminin sürdürülebilirliğini artırmak.
  • Ekonomik: Üreticilerin sayısını çoğaltmak; yerele odaklı aktiviteler geliştirmek ve istihdamı artırmak.
  • Sosyal: Üreticilerin sosyal konumunu geliştirmek ve organizasyon kapasiteleriyle birlikte özgüvenlerini artırmak.
  • Kültürel: Üreticilerin kültürel kimliklerini kuvvetlendirmek ve üretim alanlarının tanıtımını yapmak.