Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin bir parçası olarak Güneydoğu Avrupa ve Türkiye’de olumsuz sonuçlar doğuran politikalar uygulanmaya başlamıştır. “Modern” tarıma gayet dar bir bakış açısıyla yaklaşılmasının yanı sıra, görünen o ki daha önceki genişleme deneyimlerinden fazla ders çıkartılmamıştır. AB uyum süreci, geleneksel çiftçiler ve artizan üreticiler için destekleme mekanizmaları geliştirilmesini öngörse de, bu destek mekanizmaları hayata geçirilmeli ve etkin bir şekilde ulaştırılmalıdır.

Özellikle dağlık ve zor koşulların olduğu arazilerdeki çiftçiler için bu ezici politikalara karşı durmak oldukça zordur. AB’nin de kabul ettiği gibi; bu sorun sivil toplum kuruluşlarının daha az yaygın ve güçsüz olduğu, kar amacı gütmeyen kuruluşların devlet yönetimine yapıcı katılımı geleneğinin bulunmadığı Güneydoğu Avrupa ve Türkiye‘de daha da zorlayıcı olmaktadır.

Bölgedeki sekiz ülkede eş zamanlı çalışıp, gıda üretimini etkileyen politikaları analiz etmek, kapasite geliştirme ve ilgili yasama/politika süreçleri üzerine savunuculuk çalışmaları yapmakla paralel ilerlerken; aynı zamanda da düzenlemelere ve desteklere ilişkin sorunlar hakkında gerçek örnekler sunmaktadır. ESSEDRA ağı küçük ölçekli çiftçilerin biyoçeşitliliği korumaktaki rolünü savunmakta; biyoçeşitliliği koruyacak faaliyetleri ve sağlam modelleri desteklemektedir.

Etkinlikler

AB gıda hijyeni kuralları ve geleneksel peynir üretimi: Teori ve uygulama: 22 Eylül 2013, Biyoçeşitlilik Evi, Bra, İtalya
Güneydoğu Avrupa yuvarlak masa toplantısı – Güneydoğu Balkanlar ve Avrupa’da ortak meraların sürdürülebilir kullanımı için iyi uygulama örnekleri – 15 Nisan 2013, Sofya, Bulgaristan
Güneydoğu Avrupa Bölgesi, Yüksek Doğa Değeri taşıyan arazilerde yapılan çiftçilik politikaları atölyesi – AB katılım süreci ve 2013 sonrası Ortak Tarım Politikası ışığında politik sorunlar ve fırsatlar – 3-4 Kasım 2011, Zagreb, Hırvatistan
Ağ genişletme toplantısı– Güneydoğu Avrupa’da Yüksek Doğa Değeri taşıyan arazilerde yapılan çiftçilik, 6-8 Aralık 2010, Sofya, Bulgaristan